Ana Sayfa Etiketler Pre-operatif ve post-operatif hemşirelik bakım

Etiket: pre-operatif ve post-operatif hemşirelik bakım

Obezite Cerrahisinde Hemşirelik Bakımı

0
Obezite Cerrahisi
Obezite Cerrahisi ve Bakımı

ÖZET

Obezite vücuttaki yağ miktarının aşırı ya da anormal olarak birikmesi sonucu oluşan kronik bir hastalıktır. Obezitenin tedavisidiyet, egzersiz, davranış tedavisi, medikal tedavi ve cerrahi tedavidir. Cerrahi tedavi, diğer tedavi yöntemlerine göre daha etkili ve kilo vermede daha kalıcı sonuçlar doğurmaktadır. Obezite cerrahisinin başarılı olması cerrahın başarısının yanı sıra kaliteli bir hemşirelik bakımına da bağlıdır. Ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası, hastanın yaşam kalitesinin arttırılması, , ağrı kontrolü, yara bakımı, pansuman, yeterli uykunun sağlanması, psikolojik  destek, etkili iletişim, solunum aktivitesi, enfeksiyon kontrolü, taburculuk eğitimi, doğru beslenme ve hareket aktivitelerinin sağlanması hemşirelerin bakım rolleri arasındadır. Bu makalede obezite cerrahisi geçirmiş bireylerin pre-operatif ve post-operatif hemşirelik bakım süreci ele alınmıştır.

GİRİŞ

Obezite, günümüzde kişinin yaşam kalitesini etkileyen, tedavisi edilmediğinde kişide fizyolojik, psikolojik, sosyal ve ekonomik sorunlara yol açan önemli bir kronik hastalıktır.

Obezite, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından“vücut yağ miktarının sağlığı bozacak şekilde aşırı ya da anormal birikmesi”  olarak tanımlanmaktadır. Vücut yağ oranının, erkeklerde %25, kadınlarda %35’den fazla olması durumunda obeziteden söz edilmektedir. (DSÖ 2000).  (6)

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre tüm dünyada fazla kiloluluğun ve obeziteninprevelansı giderek artmaktadır. Obezite oranındaki bu artış obeziteye bağlı kronik hastalıkların görülme sıklığını da artırmaktadır. Bu yönüyle obezite kronik hastalıklar için bir risk etmeni olarak kabul edilmektedir. (1)Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 2005 yılında dünyada 1.6 milyar erişkinin fazla kilolu, 400 milyon erişkinin obez olduğunu rapor etmiştir. (9)Türkiye Diyabet, Obezite ve Hipertansiyon Epidemiyolojisi Araştırması-I (TURDEP-I) sonuçları değerlendirildiğinde, obeziteprevalansı kadınlarda %30, erkeklerde %13, tüm toplumda ise %22.3 olarak tespit edilmiştir. (10)

Dünya Sağlık Örgütü 1997 yılında aşırı kilo ve obezite için sınırları belirlemiş ve VKİ ≥ 30.0 kg/m2 olanları obez kişiler olarak; obeziteyi de kendi içinde VKİ’si 30 – 34.9 kg/m2 olanları I. derece obez; VKİ’si 35 – 39.9 kg/m2 arasında olanları II. derece obez; VKİ’si 40 > kg/m2 olanları ise III. derece obez olarak sınıflandırmıştır. Bu sınıflandırmaya göre de cerrahi tedavi adaylarının VKİ’lerinin 40’ın üzerinde olmasını önermiştir. (3)

Obezite hastaları cerrahi olmayan yöntemlerle kilo verme girişimleri bulunduklarında sadece orta düzeyde kilo verebilmekte ve verdikleri kiloları da kolayca geri almaktadırlar. (8)

Obezitede çeşitli tedavi yöntemleri bulunmaktadır.Diğer tedavi yöntemlerine göre cerrahi tedavi yöntemleri daha kalıcı ve hızlı sonuç vermekte olup, obeziteyle birlikte oluşan diğer hastalıkların da iyileşmesini sağlamaktadır.

Obezite tedavisi stratejileri sırasıyla; diyet, egzersiz, davranış tedavisi, medikal tedavi ve cerrahi tedavidir. (9) Bu makalede cerrahi tedavi ele alınmıştır.

OBEZİTEDE CERRAHİ TEDAVİ

Morbitobezitenin cerrahi tedavisi bariyatrik cerrahi olarak adlandırılır. (4)

Bariyatrik cerrahi 1950’ler de uygulanmaya başlanmış olup, farklı ameliyat yöntemleri tanımlanmıştır. Günümüzde tüm dünyada güncel olarak kullanılan yöntemler, mide rezervuarının küçültülerek kalori alımının sınırlandırıldığı kısıtlayıcı (restriktif) girişimler ve ince bağırsağın uzunluğunun azaltıldığı emilim bozucu (malabsorptif) girişimler olarak iki grupta toplanmaktadır. (2)

Tablo:  En Sık Uygulanan Bariyatrik Cerrahi İşlemleri (4)

Kısıtlayıcı (restriktif) işlemler

Laparaskopik ayarlanabilir gastrikband (LAGB)

Sleevegastrektomi (SG)

Vertikalbandgastroplasti (VBG)

Emilim bozucu işlemler

Biliopankreatikdiversiyon (BPD)

Jejunoileal bypass (JIB)

Kombine kısıtlayıcı ve emilim bozucu işlemler

Roux-en-Y gastrik bypass (RYGB)

BPD ile beraber duodenalswitch (DS)

 

 

Bariatrik cerrahinin endikasyonları;  VKİ >40 kg/m 2 veya VKİ>35 kg/m 2 ve birlikte ek hastalık (tip 2 diyabet, HT, uyku apnesi, hiperlipidemi) olması,ameliyat riskinin kabul edilebilir olması, cerrahi dışı tedavilerin başarısız olması,psikiyatrik olarak stabil olunması, alkol ve ilaç bağımlılığının olmaması, kontrolsüz psikotik ve depresif bozukluğun olmaması,  hastanın iyi motivasyonlu, ameliyatı ve sekellerini biliyor olması, cerrahinin getireceği yaşamı engelleyecek medikal problemlerin olmaması, aile ve sosyal çevre desteğinin tam olmasıdır. (10)

OBEZİTE CERRAHİSİ HEMŞİRELİK BAKIMI

PRE-OPERATİF HEMŞİRELİK BAKIMI

Obezite cerrahisi geçirecek hastanın detaylı ve dikkatli bir şekildeanamnezi alınmalıdır.  Ameliyat öncesi, sırası ve ameliyat sonrası olacak ve olabilecek durumları açıklayan onam formlarının hasta tarafından okunması sağlanmalıdır.

Hekimin istem yaptığı ve sonuçlarını değerlendirdiği elektrokardiyogram, göğüs filmi, laboratuar testleri (uyku apnesi testi, tam kan sayımı, TSH, üriner analiz vb.) gibi tanıya yönelik testlerin yanı sıra hemşire, aldığı hasta öyküsündeki farklı bilgileri de hekime bildirmelidir. (3)

Obezite cerrahisi hastalarının çoğunun öz saygıları düşüktür. Hastalarda utanç, sıkıntı ve korku duyguları mevcuttur.(5) Hemşireler hastaya psikolojik destek ve danışmanlık sağlamalı, anksiyetesinin azaltılmasına yardımcı olmalıdır.

Fiziki Çevre

Hasta için özel büyük bir oda ayarlanmalıdır. Odada büyük koltuk, hastaya uygun yatak, büyük manşonlu tansiyon ölçme cihazı bulunmalıdır. Hemşire çağrı zili hastanın yanına verilmelidir. Oda sıcaklığı, nem ve aydınlatma normal seviyelerde olmalıdır.

Morbidobez hastanın taşınması için yeterli genişlikte kollarla taşınabilen tekerlekli sandalye gerekir. Hasta ameliyattan gelmeden önce en iyi yerleştirme planı yapılmalıdır. Yatak içinde dönme, banyo yapma ve ambulasyon gibi aktivitelere yardımcı bir kişi gerekebilir. (1)

Cilt Hazırlığı

Hastanın cildi kızarıklık, kaşıntı, döküntü ve cilt bütünlüğü açısından değerlendirilmeli, yağ dokusunun fazla olmasından kaynaklı cilt katlantı yerlerinin olması nedeniyle ameliyat öncesi cilt hazırlığına özen gösterilmelidir. (2)

Hastanın batın bölgesi uygun teknikle tıraşlanmalıdır. İşlem hastaya açıklanmalıdır.  Hastaya ameliyat öncesi, cerrahi insizyonun görünüşü hakkında bilgi verilmelidir. (3)

Solunum Sistemi

Hastaya ameliyat öncesi derin solunum egzersizleri öğretilmeli. Saat başı on dakika boyunca triflow (spirometre) çalıştırılmalıdır.Çünkü obez hastalarda abdominal alanda fazla bulunan yağ dokusu diyafragmaya ve toraksa baskı yapabilmektedir. Böylece hastanın akciğerlerine daha az oksijen taşınmaktadır. Triflow kullanımı akciğer konjesyonunu azaltır, preoperatif ve post operatif dönemde çalıştırılması önemlidir.

Üriner Sistem

Aşırıpubik yağlanma sonucu idrar yolunun dıştan basıya uğraması ve yeterli hijyenik koşulların sağlanamaması idrar enfeksiyon riskini artırır.Bu hastalardan idrar kültürü alınmalı ve gerekli görüldüğünde antibiyotik ile tedavi edilmelidir (5)

Kardiyovasküler Sistem

Obezite nedeniyle oluşan kalp damar sistemindeki hastalıklar ölüme neden olabilmektedir. Hipertansiyon, kalp yetmezliği, koroner hastalıklar, tromboemboli gibi sorunlar görülebilmektedir.(1) Pre-operatif dönemde kardiyoloji konsültasyonu  yapılmalı gerekli tetkikler hazırlanmalıdır.

Hastanın odasında monitör cihazı, oksijen sistemi hazır bulundurulmalıdır. Tromboemboli ve derin ventrombozunu önlemek için hastaya preoperatif dönemde antiembolik çorap giydirilmelidir.

Gastrointestinal Sistem

Obez hastalarda sıklıkla sindirim sistemi ile ilgili şikâyetler olmaktadır. Gastrit, özefagogastritreflü, safra kesesi şikâyetleri, kabızlık sık görülmektedir. (1)

Hastadan alınan anamnezde en son dışkılama zamanı, sıklığı, görünümü sorulmalıdır. Anormal durum hekime bildirilmelidir. Konstipasyonu olan bireylerde ameliyat öncesi barsak hazırlığı yapılmalı, barsak boşaltımı sağlanmalıdır.

Endokrin Sistem

Ameliyat oncesindeglukoz tolerans testi, açlık kan şekeri testi yapılır. Sabah açlık kortizol miktarları ölçülmelidir. (5)

Diyabeti olan hastalara hemşire tarafından düzenli kan şekeri takibi yapılır. Ameliyat öncesi açlık kan şekerinin yüksek olduğu durumlarda (AKŞ>110) hastanın anestezi doktoru ve obezite cerrahıyla iletişime geçilir.

POST-OPERATİF HEMŞİRELİK BAKIMI

Hastanın ameliyat sonrası servise transferi deneyimli portör hemşiresi ve ameliyathane personeli ile sağlanmalıdır. Hasta servis hemşiresi ve hasta bakıcı ile yatağına alındıktan sonra hava yolu açıklığı kontrol edilmeli, batındaki dreni boşaltılıp görünür yere koyulmalı, ağrısı sorgulanmalı ve önlüğü değiştirilmelidir. Batın pansumanları kirlenmişse yenilenmelidir. Hastada erken dönem komplikasyonlar izlenmelidir (kanama, şok, solunum güçlüğü). Hastaya dakikada 3-4 litre gidecek şekilde oksijen verilmeli, monitörizasyonu sağlanmalıdır. Bacak kompresyon cihazı kurulmalı ve başlatılmalıdır. Antiembolik çorap ve bacak kompresyon cihazı hastanın ilk gün mobilizasyonu az olduğu ve tromboemboli riski fazla olduğu için hastada bulunması önemlidir.

Solunum Aktivitesi

Cerrahi sonrası dönemde hastalar nefes darlığı, öksürük, balgam, taşikardi gibi semptomlar yaşayabilmektedir.(1) Bu semptomları önlemek için göğüs ve batına baskıya azaltmak için hemşire hastaya semi fowler pozisyonu vermelidir. Hastaya mobilize olduktan sonra  spirometre kullanımı öğretilmeli, saat başı 10-15 dk süre ile çalışması için teşvik edilmelidir. Hastaya ameliyat sonrası sigara kullanımı yasaklanmalıdır. Ameliyat sonrası oluşan sekresyonların yumuşaması ve atılması için yeterli sıvı alımı ve mobilizasyonun önemi hastaya anlatılmalıdır.

Önceden var olan uyku apnesi, anesteziye bağlı anksiyeteye eşlik ettiğinde yüksek risk oluşturacağından, oksijen saturasyonunu değerlendirmek üzere pulseoksimetre kullanılmalı, aralıklı veya sürekli izlem gerçekleştirilmelidir. Ameliyat öncesi dönemde derin solunum ve öksürük egzersizleri öğretilmeli, ameliyat sonrası dönemde de 1.5-2 saatte bir yaptırılmalı. (3)

Obstrüktif uyku apnesi ve hipoventilasyonsendromu da obez hastalarda ameliyat sonrası dönemde görülen yaygın sorunlardandır. Fazla kilo sebebiyle akciğer ve göğüs duvarı genişlemesinde azalma kanda karbondioksitin birikmesi (PaCO2>45 mmHg) ile

sonuçlanmaktadır. Hastalar sıklıkla uykulu ya da uykuya dalma eğilimindedir ve apne periyodları görülmektedir. Buna bağlı olarak da hipoksi gelişebilmektedir. Anestezikler ve diğer intraoperatif ve postoperatif ilaçlar da bu durumu arttırabilmektedir. (7)

Hastanın satürasyon takibi düzenli aralıklarla yapılmalı ve satürasyon düştüğünde hekime haber verilmelidir.

Mobilizasyon

Ameliyat sonrası dönemde, obez bireyler hareket aktivitesinin gerçekleştirilmesinde bağımlı/yarı bağımlı olduklarından tromboflebit, venöztromboemboli ve pulmoneremboli riski yüksektir.(1) Bu sebeple hekim tarafından tedavisine düşük doz heparin eklenebilir.

Hastada antiembolik çorapları mobilize olurken bulunmalı, istirahat halindeyken bacak kompresyon cihazı bağlanmalıdır.

Hasta ameliyat sonrası beşinci veya altıncı saatte mobilize edilmelidir. Ameliyat olduğu gün en az iki defa ayağa kalkması gerekir. Hastalar ilk dönemde ayağa kalkarken mutlaka sağlık personelleri tarafından yardım istemeli, tek başına mobilize olmamalıdır.

Beslenme Aktivitesi

Ameliyat sonrası hastanın anastomoz yerinden kaçak olup olmadığı anlaşılıncaya kadar ağızdan bir şey verilmez.(1) Anastomoz kaçağının anlaşılabilmesi için ameliyattan sonraki gün özefagus pasaj grafisi çekilir. Ancak hasta ilk gün çok susarsa dudakları ıslatılabilir. Hekim tarafından susuzluğun giderilmesi için küçük boyutta buzların ağızda eritilmesi istenebilir.  Hastalar midenin büyük bir kısmı alındığı için çok fazla açlık duygusu hissetmezler. Hastaya özefagus pasaj grafisi çekildikten sonra sıvı gıdalar verilir. İlk gün diyetisyenle görüşülerek su ve elma suyuna başlanır.

Hastaya günde 6-10 kez 30’ar ml açık, berrak sıvılarverilir . Daha sonra ameliyat sonrası erken dönemde su ve şekersiz sıvılar verilir (her 2 saatte bir 30 ml). Bundan sonra sıvı diyet protein içeren sulu gıdalara çevrilir. Hasta dumpingsendromunu önlemek için diyet basamakları yüksek oranda doğal ve suni şeker içeren yiyeceklerden uzak kalmalı, sık sık ve küçük öğünler yemeli, yavaş yavaş yiyip içmeli, yiyecekleri iyice çiğnemeli ve yemekten sonra 30 dakika uzanır pozisyonda oturmalıdır. (5)

Hastaya tablet ilaçlar içirilecekse mutlaka kesilerek boyutu küçültülüp hastaya içirilmelidir.

Hastalarda laparoskopikbariatrik cerrahi sonrası abdominaldistansiyon ve ağrı görülmektedir. Analjeziklerle ağrı kontrolü sağlanması, gaz atılımı için sık mobilize edilmelidir.

Ameliyat sonrası ilk saatlerde şiddetli bulantı ve kusma hissi görülür. Tedavideki antiemetik ilaçlar uygulanıp, hastanın yakınması azaltılmalıdır.

Deri ve Yara Bakımı

Hastanın batındaki pansumanları kirlendikçe hekim istemi doğrultusunda değiştirilmeli ve anormal cilt bulguları ve enfeksiyon bulguları hekime bildirilmelidir. Hastaya pansumanların çabuk deforme olmaması için elastik, bol kıyafetler giydirilmelidir. Dreni varsa dren takibi yapılmalıdır. Dren yerindeki sızdırmalar gözlenmelidir.

Avrupa Basınç Ülseri Danışma Paneli (EuropeanPressureUlcerAdvisory Panel- EPUAP) basınç ülserleri ile ilgili kılavuzunda, cilt bütünlüğü sürekliliğinin sağlanmasında, sekiz saatte bir cilt ve katlantı yerlerinin gözlenmesini, cilt hijyeninin sağlanmasını, sık aralıklarla pozisyonun değiştirilmesini önermektedir. Pudra, cilt katlantı yerlerinde birikip irritasyonu arttıracağından, yerine nemlendirici ya da yağlayıcı özelliği olan kremler sürülmelidir. (2)

Hastanın drenden gelen miktara göre genellikle post op iki veya üçüncü günde dreni hekim ile birlikte çekilir ve duş alması, rahatlaması için su geçirmeyen yara örtüleri ile pansumanı yapılır. Duş sonrası deforme olan yara örtüleri hemşire tarafından steril bir şekilde yenilenir.

Kan ve dokudaki oksijenlemenin sağlanması için hastalara derin solunum ve öksürük egzersizlerini yapması önerilmelidir. Dermatit ve bakteriyel ya da fungalenfeksiyonlara karşı deri kıvrımları kuru ve temiz tutulmalıdır. Ayrıca operasyon sonrası 4. ile 7. günler arasında ortaya çıkan yüksek ateş yara enfeksiyonunu düşündürmelidir.  (1)

Ağrı Kontrolü

Ağrı yönetimi etkili bir şekilde yapıldığında, hastanın mobilizasyonunun artacağı post-operatif dönemde pulmoner problemlerin azalmaktadır. Dolayısıyla, ağrısı azalan hastalar her saat başı spirometreyi istekli bir şekilde kullanmalı, derin solunum ve öksürük egzersizlerini yapabilmelidirler. (7)

Hastaya ilk gün anestezi tarafından hazırlanan PCA (patientcontrolledanalgesia) ile ağrı yönetimi sağlanır. Ameliyat sonrası servis hemşiresi tarafından ilk 4 saatte saat başı, daha sonraki dönemde iki saatte bir doz takibi yapılmaktadır. PCA dışında tedavisinde narkotik analjezikler, parasetamoller, kas gevşetici ilaçlar da yer almaktadır. Ertesi gün narkotik ilaçlar hastanın durumuna göre lüzum haline geçilir. Çünkü narkotikler solunumu deprese etmekte olup, hastada bağımlılık geliştirebilmektedir.

Hemşire hastanın ağrısının ameliyata özgü bir ağrı olduğunu bilmeli ve hastaya açıklamalıdır. Hastanın ağrı düzeyi ağrı skalası formu kullanılarak belirlenmeli ve ağrı sıklığı takip edilmelidir. Ağrı kontolü sağlanan hastalarda iyileşme dönemi daha hızlı olmaktadır.

Uyku Aktivitesi

Uyku aktivitesi ameliyat sonrası dönemde olumsuz etkilenmektedir. Ağrı kontrolü sağlanan hastalar daha rahat uyku çekmektedirler. Öncelikle hastanın ağrısı azaltılmalı daha sonra çevre koşulları düzeltilmelidir. Hasta odasındaki gece lambası hasta ve yakınlarına gösterilmelidir. Hasta uyuduğu sürede odanın kalabalık olmaması, çevrenin gürültüden azaltılması gerekmektedir.

İletişim ve Psikososyal Destek

Hastalar cerrahi sonrası belirgin olarak hala kilolu bile olsalar bedenleri ve kiloları ile ilgili olumsuz algıları da azalmaktadır. Ancak bazı hastalar yine de özellikle derideki sarkmalardan dolayı bedenlerine yönelik olumsuz uğraşlarını sürdürebilirler. (8)

Hastaların sağlık durumları geliştirilmeli, özgüvenleri arttırılmalıdır. Birden kilo veremeyecekleri zamanla bu durumun gerçekleşeceği yapıcı bir şekilde açıklanmalıdır. Hastaların anksiyeteleri kontrol altına alınmalıdır.

Enfeksiyon Kontrolü

Hastada ürinerkatater varsa üriner sistem enfeksiyon belirti ve bulguları gözlenmelidir. Obez hastalarda damarların belli olmaması santral venözkatater açılmasına neden olabilir. Santral venözkataterin bakımı hemşire tarafından aseptik koşullara uygun bir şekilde düzenli olarak yapılmalıdır. Intravenözkatateri bulunan hastalarda katater 72 saatte bir değiştirilmelidir. Intravenözkatater hastaya uygun uzunlukta ve kalınlıkta seçilmelidir. Hemşirelik uygulamaları öncesi ve sonrası el hijyenine dikkat edilmeli ve ilaç uygulamarında, bakımlarda eldiven giyilmelidir.

Hastaların ve Sağlık Personellerinin Güvenliği

Mesleğe bağlı yaralanmalarda 10 meslek arasında ikinci sırada olan hemşireler obez hastalara

bakım verirken yaralanma riskleri daha fazla artmaktadır. Obez hastalar hareket etmede,

pozisyon değişikliğinde, ayağa kalkma aktivitelerini tek başına yapamayabilir ve yardıma

gereksinimleri olur. (5)

Hastalar mobilize edilirken en az iki sağlık personeli olmalıdır. Sağlık personelleri vücut mekaniğine uygun hareket etmelidirler. Hastanın düşmesini önlemek için baş dönmesi varlığı sorgulanmalı, tek başına ayağa kalkmaması gerektiği anlatılmalıdır. Hastalar ilk önce yatak kenarında oturtulur daha sonra hazır olunca sağlık personelleri tarafından yavaşça ayağa kaldırılır.

Hastane içindeki ekipmanlar obez hastayı taşıyabilecek sağlamlıkta olmalıdır.

Taburculuk Eğitimi

Hastaya diyetisyen işbirliğinde sıkı bir diyet programı düzenlenmelidir. Reçete edilen ilaçları hastaya açıklanmalı, hemşire tarafından ilaç tarif kartına yazılmalıdır. Hastaya taburculuk sonrası egzersiz yapılmasının kalıcı kilo vermeye etkisi açıklanmalıdır. Pansuman ve yara bakımı eğitimi uygulamalı olarak verilmelidir.

SONUÇ

Etkili bir hemşirelik bakımı hizmeti obezite cerrahisi başarısını arttırmaktadır.  Obezite cerrahisi olacak bireylerin, hemşirelik bakımının etkili bir şekilde verilmesi, bireylerin yaşam kalitesini arttırdığı, operasyon sonrası olası komplikasyonları azalttığı, hastanın, fiziksel, sosyal ve ruhsal yönden tam bir iyilik haliyle,  sağlığına kavuşmuş şekilde taburcu edilmesinde rol oynadığı görülmüştür.

KAYNAKÇA

  1. Aydın E., Bulut B., Bariatrik Cerrahide Hemşirelik Bakımı,TAF PreventiveMedicineBulletin,(2014),13(1), 77-82.
  2. Usta E., Çavdar İ.,Obezite Cerrahisinde (Bariyatrik Cerrahi) Hemşirelik Bakımı,Cumhuriyet Hemşirelik Dergisi,(2013),2(2), 71-77.
  3. Koçaşlı S., Öztekin D., Obezite Cerrahisinde Perioperatif Bakımı, Maltepe Üniversitesi Hemşirelik Bilim ve Sanatı Dergisi,(2010), 3, (2).
  4. Sağlam F., Güven H., Obezitenin Cerrahi Tedavisi, Okmeydanı Tıp Dergisi,(2014), 30(1), 60-65.
  5. Dolgun E., Yavuz M., Aşırı Şişmanlık Cerrahisinde Hemşirelik Bakımı, Maltepe Üniversitesi Hemşirelik Bilim ve Sanatı Dergisi,(2010),(3), 1.
  6. Usta E.,Akyolcu N., Cerrahi Hemşirelerinin Fazla Kilolu/ Obez Hasta Bakımına İlişkin Bilgi ve Uygulamalarının Değerlendirilmesi, N. Hemşirelik Dergisi, (2014), 22(1), 1-7
  7. Aygin D., Açıl H., MorbidObezlerdeBariyatrik Cerrahi Sonrası Erken Dönem Hemşirelik Bakımı, Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi, (2015), 4 (4)
  8. Sevinçer G., Coşkun H., Konuk N., Bozkurt S., Bariatrik Cerrahinin Psikiyatrikve Psikososyal Yönleri, Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar-CurrentApproaches in Psychiatry,(2014), 6(1), 32-44
  9. Gülçelik N., Gürlek A., Usman A., Obezitenin Medikal Tedavisi, Hacettepe Tıp Dergisi,(2007), 38, 212-217
  10. Baştürk S.,SleeveGastrektomi’nin Orta ve Uzun Dönem Sonuçları,Obeziteye Eşlik Eden Komorbiditelere Etkileri, Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı, Uzmanlık Tezi, 2015, Denizli. (Danışman: Doç. Dr. Onur Birsen)
- Reklam -